Adaket Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 5’inci dalga operasyon gerçekleştirildiğini ve 10 şüphelinim gözaltına alındığını açıkladı.
Bakan Gürlek, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonu; Cumhuriyet başsavcılıklarımız ile emniyet ve jandarma teşkilatlarımızın etkin iş birliğiyle faili meçhul suçları aydınlatmaya devam ediyoruz. Güncel teknolojik imkanlar ve elde edilen yeni deliller ışığında bugün iki önemli dosyada daha kritik gelişmelere ulaştık” dedi.
‘DALGIÇ KAYITLARI VE RESMİ TUTANAKLARIN UYUŞMADIĞI TESPİT EDİLDİ’
Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan yeni gelişmeleri duyuran Gürlek, “Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile emniyet ve jandarma teşkilatlarımızın koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında bugün 5’inci dalga operasyon gerçekleştirildi ve 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada; Gülistan’ın son görüldüğü köprü ve zaman dilimine ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgulara, kaybolmasının ardından Doku’nun Instagram hesabına gerçekleştirilen şüpheli erişim/işlemlere ve su altı arama çalışmalarına ilişkin dikkat çekici tespitlere ulaşıldı. Adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanaklarının uyuşmadığı tespit edildi. Gülistan’a ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin bulgulara ulaşıldı” ifadelerini kullandı.
18 YIL ÖNCEKİ CİNAYET DOSYASI ELE ALINDI
İkinci önemli gelişmenin ise 18 yıldır faili belirlenemeyen Dede Baltacı cinayetinde yaşandığını aktaran Gürlek, “2008 yılında Şereflikoçhisar’da ölü bulunan Baltacı’nın dosyası, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığımız ve Şereflikoçhisar İlçe Jandarma Komutanlığımızın yürüttüğü çalışmalarla yeniden incelendi. Daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve bu verilerle uyumlu tanık beyanı sonucunda cinayetin failleri olduğu değerlendirilen 5 şüpheli tespit edildi. Gerçekleştirilen operasyonun ardından F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklandı; cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi” bilgilerini paylaştı.

Bakan Gürlek, “Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir faili meçhul dosyanın peşini bırakmayacağız. Cumhuriyet başsavcılıklarımız, emniyet ve jandarma teşkilatlarımızla güçlü koordinasyon içerisinde, teknolojinin ve bilimin bütün imkanlarını kullanarak gerçeği ortaya çıkarmaya devam edeceğiz. Ucu nereye giderse gitsin, suçlular er ya da geç adalet önünde hesap verecektir” açıklamasını yaptı.
DEDE BALTACI CİNAYETİ SORUŞTURMASI
Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesinde 2008 yılında cesedi bulunan Dede Baltacı’nın faili meçhul cinayetine ilişkin dosya, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden değerlendirildi. Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığı ile yürütülen koordineli çalışmalar kapsamında Şereflikoçhisar İlçe Jandarma Komutanlığı personelinden oluşan özel bir ekip görevlendirildi, şüphelilerin olay tarihinde kullandıkları GSM numaraları tespit edilerek olay tarihinin üç ay öncesi ile üç ay sonrasını kapsayan HTS kayıtları talep edildi.
CEP TELEFONU SİNYALLERİ İNCELENDİ
Şüpheli Fedakar Koçak, ifadesinde cesedin bulunduğu yeri bilmediği, diğer şüphelilerin eylemi gerçekleştirdikleri şeklinde beyan vermesine rağmen daraltılmış baz çalışması sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, Fedakar Koçak adına kayıtlı telefonun olay tarihinde belirli aralıklarla cesedin bulunduğu yere yakın bölgeden sinyal aldığı tespit edildi.

TANIK İFADESİ
Tanık Kudret Baltacı, 24 Ağustos 2026 tarihinde verdiği ifadesinde, 2008 yılında Fedakar Koçak ve Murat K. tarafından ölümle tehdit edildiği için eksik beyanda bulunduğunu belirtti. Dede Baltacı’nın Ramazan Kılıç’ın azmettirmesiyle Fedakar Koçak tarafından öldürüldüğünü; cinayetin 12 Ekim 2008 tarihinde gündüz saatlerinde, Fedakar Koçak’ın kaldığı ve bu günlerde eski cami olarak bilinen caminin yakınındaki evin bahçesinde işlendiğini ifade etti. Kudret Baltacı, Fedakar Koçak’ın maktulü ilk olarak bıçakladığını, ardından Murat K., Fikret Ekmen ve Adil Önder’in de maktulü sırt ve göğüs bölgelerinden bıçakladığını, maktulün cesedinin 13 Ekim 2008 tarihine bağlayan gece Fedakar Koçak, Murat K., Fikret Ekmen ve Adil Öner tarafından kırsal bölgeye götürüldüğünü, bu hususları cesedin 19 Ekim 2008 tarihinde bulunmasından sonra Fedakar Koçak’ın kendisine anlatması üzerine öğrendiğini beyan etti.
Soruşturma kapsamında HTS kayıtları, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen otopsi raporu ve olay tarihine ilişkin daraltılmış baz çalışması neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile uyumlu nitelikte olaya ilişkin tanık beyanı doğrultusunda, Fedakar Koçak, Murat K., Ramazan Kılıç, Fikret Ekmen, Adil Öner’in eylemi gerçekleştirdikleri değerlendirildi. 28 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen operasyonla şüpheliler Ramazan Kılıç, Murat K., Adil Öner, Fikret Ekmen yakalanarak gözaltına alındı. Cezaevinde bulunan Fedakar Koçak ise ifadesi alınmak üzere adliyeye sevk edildi. ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklama talebiyle sevk edilen şüpheliler Fedakar Koçak, Ramazan Kılıç, Fikret Ekmen ve Adil Öner hakkında tutuklama kararı, şüpheli Murat K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
DÖNEMİN İL JANDARMA KOMUTAN VEKİLİ VE EŞİ DE VAR
Gülistan Doku soruşturmasının 5’inci dalga operasyonunda gözaltına alınanların, 2017-2019 yılları arasında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan A.K. ile eşi B.H.K, polis dalgıçları A.K., G.G. ve V.İ., soruşturma kapsamında önceden tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö.’nün çocukları D.Ö., S.Ö. ve N.M.Ö. ile eşi S.Ö. ve o dönem üniversite öğrencisi olan P.B. olduğu belirlendi.