Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD), son günlerde kamuoyunda tartışılan “Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT)” ve “Son Tüketim Tarihi (STT)” konularına ilişkin bir değerlendirme yayımladı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın TBMM’de verilen bir soru önergesine ilişkin yaptığı açıklamalar sonrasında gündeme gelen tartışmalara değinen ASÜD, kamuoyunda STT ve TETT kavramlarının zaman zaman birbirine karıştırıldığını belirtti.
Dernek açıklamasında tartışmanın “Son Tüketim Tarihi geçmiş ürünlerin tüketimi” ile ilgili olmadığı vurgulanırken, Bakanlığın yaklaşımının, ulusal ve uluslararası mevzuatla uyumlu şekilde, TETT uygulamasının doğru anlaşılması ve gıda israfının azaltılması hedefi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
ASÜD açıklamasında, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Güvenilir Gıda Platformu’ndaki bilgilendirmelere de atıf yapılarak, Son Tüketim Tarihi’nin özellikle mikrobiyolojik açıdan hızlı bozulabilen ve insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ürünlerde kullanılan bir güvenlik kriteri olduğu belirtildi. Başta soğuk zincirde muhafaza edilen süt ve süt ürünleri ile et ürünleri olmak üzere hassas gıdaların bu kapsamda değerlendirildiği kaydedildi.

TETT, BİR KALİTE KRİTERİDİR
ASÜD açıklamasında, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi’nin ise ürün güvenliğinden çok kalite özellikleriyle ilişkili olduğuna dikkat çekildi. Uygun koşullarda muhafaza edilen, ambalaj bütünlüğü bozulmamış ve herhangi bir bozulma belirtisi göstermeyen bazı dayanıklı paketli gıdaların, belirtilen tarihten sonra da kalite özelliklerinin önemli kısmını koruyabildiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkede gıda israfını azaltmaya yönelik çalışmalarda STT-TETT ayrımının temel yaklaşım olarak kabul edildiği belirtildi.
ASÜD, TETT bulunan ürünlerde de insan sağlığı ve gıda güvenliğinin her zaman birinci öncelik olduğunun altını çizdi. Ürünün uygun sıcaklıkta saklanması, ambalajının hasar görmemesi ve görünüm, tat, koku veya yapı açısından herhangi bir bozulma belirtisi taşımamasının büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Dernek açıklamasında, Bakan Yumaklı’nın kamuoyunda tartışılan “tat, koku ve görünüm” değerlendirmesinin de bu çerçevede ele alınması gerektiği belirtilerek, söz konusu yaklaşımın uygun koşullarda muhafaza edilmiş kalite odaklı tarihlendirmeye sahip ürünlerin gereksiz şekilde israfa dönüşmesini önlemeye yönelik olduğu ifade edildi.
ASÜD, bunun hiçbir şekilde bozulmuş, risk taşıyan veya Son Tüketim Tarihi geçmiş ürünlerin tüketilmesi anlamına gelmediğini vurguladı.
“GIDA İSRAFI KÜRESEL SORUN”
Açıklamada, dünya genelinde her yıl milyonlarca ton gıdanın tüketilemeden israf olduğu, buna bağlı olarak su, enerji, iş gücü ve doğal kaynakların da kaybedildiği belirtildi. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Avrupa Birliği kurumlarının da gıda kayıpları ve israfının azaltılmasını sürdürülebilirlik politikalarının temel başlıklarından biri olarak değerlendirdiği ifade edildi.
ASÜD, uygun şekilde işlenmiş ve muhafaza edilmiş bazı dayanıklı gıda ürünlerinde kalite odaklı tarihlendirme sistemlerinin doğru anlaşılmasının, hem tüketici bilincinin gelişmesine hem de gereksiz gıda kayıplarının azaltılmasına katkı sağlayacağını belirtti.
SEKTÖRDEN PEŞ PEŞE AÇIKLAMALAR GELDİ
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan birçok sektör temsilcisi ve uzman da STT ile TETT arasındaki farkın doğru anlaşılması gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF), yaptığı değerlendirmede tüketicilerin tarih ifadeleri konusunda bilinçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı.
Nişasta ve Glikoz Üreticileri Derneği (NİSAD) de paylaşımında, TETT uygulamasının gıda güvenliği değil kalite kriteri olduğuna dikkat çekerek, gıda israfının azaltılmasının sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığını belirtti.
Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) ise açıklamasında, STT bulunan ürünlerle TETT bulunan ürünlerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
İş insanı Murat Ülker de konuya ilişkin değerlendirmesinde, TETT-STT ayrımının tüketiciler tarafından doğru anlaşılmasının önemine değinerek, gıda israfı konusunun küresel ölçekte ele alınması gerektiğini belirtti.
Gıda Güvenliği Derneği de yaptığı değerlendirmede, tarihlendirme sistemlerinin bilimsel kriterler doğrultusunda ele alınması gerektiğini vurguladı.
ASÜD açıklamasının sonunda ise, gıda tarihlendirme sistemlerine ilişkin değerlendirmelerin bilimsel veriler, uluslararası uygulamalar, tüketici güvenliği ve sürdürülebilirlik hedefleri birlikte dikkate alınarak yapılması gerektiği ifade edilerek, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu konuda yürüttüğü bilgilendirme çalışmalarının desteklendiği belirtildi.