Dikkat Çeken Tehlike: Sanal Kumar Bağımlılığı Büyüyor

  Dikkat Çeken Tehlike: Sanal Kumar Bağımlılığı Büyüyor   Son dönemde özellikle gençlerde artan sanal kumar bağımlılığı, bireylerin sosyal hayatını olumsuz etkileyip maddi zorluklara yol açıyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi, Çocuk Gelişimi Bölümü Öğr. Gör. Berk Efe Altınal, “Türkiye’de kumar oynatmak veya kumar oyunlarına ortam sağlamak kanunen suç sayılsa da kumarın geleneksel […]

Dikkat Çeken Tehlike: Sanal Kumar Bağımlılığı Büyüyor
Yayınlama: 14.05.2024
A+
A-

 

Dikkat Çeken Tehlike: Sanal Kumar Bağımlılığı Büyüyor

 

Son dönemde özellikle gençlerde artan sanal kumar bağımlılığı, bireylerin sosyal hayatını olumsuz etkileyip maddi zorluklara yol açıyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi, Çocuk Gelişimi Bölümü Öğr. Gör. Berk Efe Altınal, “Türkiye’de kumar oynatmak veya kumar oyunlarına ortam sağlamak kanunen suç sayılsa da kumarın geleneksel biçimlerinin ötesine geçen, şansa dayalı kazanç vaat eden yeni platformlar ortaya çıktı” dedi.

Erişim Kolaylığı Bağımlılığı Artırıyor

Altınal, çevrim içi kumar platformları, risk içeren bazı kripto para işlemleri ve video oyunlarındaki ‘loot box’ uygulamaları gibi yeni formların yanı sıra, yasal şans ve bahis oyunlarının internet ortamına taşınarak daha kolay erişilebilir hale geldiğini belirtti. “Kumar ve şans oyunları bağımlılığı ile ilgili araştırmalar, bağımlılık riskini artıran en önemli unsurlardan birinin erişim kolaylığı olduğunu gösteriyor. İnternet ve akıllı cihazların yaygınlaşmasıyla kumar ve şans oyunlarına zaman ve mekân fark etmeksizin erişim sağlanabiliyor. Bu sebeple bağımlılık riski geçmişe kıyasla çok daha büyük boyutlara ulaştı” dedi.

Kumar Oynama Bozukluğu ve Bağımlılık

Altınal, araştırmaların çevrim içi platformların bağımlılık geliştirmeye yatkın kişileri hedef aldığını ortaya koyduğunu belirterek, “İnternetin sağladığı uluslararası erişim imkânlarıyla kamusal denetlenebilirliği düşük olan bu platformlar, ‘Kumar Oynama Bozukluğu’ olarak bilinen bağımlılığın daha geniş bir nüfusta yaygınlaşma riskini arttırıyor” ifadelerini kullandı.

Heyecan İçin Artan Harcamalar

Psikiyatrik tanı kılavuzu (DSM) ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından bağımlılık olarak tanımlanan ‘Kumar Oynama Bozukluğu’na sahip kişilerin, heyecan elde etmek için harcanan para miktarını sürekli artırma ihtiyacı duyduğunu belirten Altınal, “Bağımlılık geliştiren kişiler kumar oynamayı azaltmaya veya durdurmaya çalıştığında huzursuzluk veya sinirlilik hisseder ve bu girişimler genellikle başarısızlıkla sonuçlanır” dedi.

İş Hayatına ve İlişkilere Zarar

Altınal, bağımlı kişilerin zihninin çoğu zaman kumarla meşgul olduğunu, geçmiş kumar deneyimlerini tekrar yaşadığını, oyunların analizini yaptığını ve bir sonraki kumar oynama girişimini planladığını belirtti. “Bu meşguliyet, kumarda kaybedilen parayı telafi etmek için yeniden kumara yönelme, kumarla ilgili faaliyetleri gizlemek için yalana başvurma ve bu nedenle bozulan maddi durum sebebiyle başkalarına bel bağlama gibi durumlarla ilişkilidir” diye ekledi.

Terapi ile Kurtulma Mümkün

Altınal, kumar oynama bozukluğunda bireysel terapi ve dayanışma gruplarının etkili olduğunu belirtti. “Bireysel terapide, kişinin kumar oynama probleminin kökenine göre davranışçı, bilişsel davranışçı ve motivasyonel terapi gibi yöntemler kullanılabilir. Ayrıca ‘Anonim Kumar Oyuncuları’ gibi dayanışma gruplarından da yararlanılabilir” dedi.

Toplumsal Boyutun Önemi

Altınal, kumar oynama bozukluğunu sadece bireysel düzeyde bir problem olarak görmenin yetersiz olduğunu belirtti. “Bu bağımlılığı geliştirmiş kişilere yönelik bireysel terapilerin yanı sıra meselenin toplumsal yönünü göz önünde bulunduran toplum sağlığı müdahaleleri büyük öneme sahiptir. Bu müdahaleler arasında genel mental sağlık bilinci oluşturulması, risk alma davranışının engellenmesi eğitimleri ve gençlere yönelik programlar yer alır. Ayrıca şans oyunları ve benzer sektörlerin regülasyonu ve denetlenmesi de önemlidir. Risk altındaki grupların tespiti ve bağımlılık geliştiren kişilerin başvurabileceği danışmanlık kanallarının oluşturulması da gereklidir” dedi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.